Sözün Rengi’nde Jenny Molendyk Divleli

Röportaj: Şevval Baştan

Sözün Rengi’nin yeni konuğu Jenny Molendyk Divleli!
Bu röportajımızda yazarımızla çocuk edebiyatının “zor” konularını ele aldık. İslam’ın mesajını taşıyan çocuk kitaplarının ana akım kitap pazarındaki yerinden, anne olmanın yazarlık serüvenine katkılarına kadar pek çok konuyu konuştuk. Ayrıca, “İslam’da Duygular” serisinin bir kitap projesine dönüşeceği müjdesini de bu keyifli sohbetin içinde bulacaksınız. Her soruda ilham bulduğumuz bu dolu dolu sohbetimize siz de davetlisiniz!

Çocuk edebiyatını nasıl tanımlarsınız ve sizin için neden özel bir yere sahip?

Çocuk edebiyatının inanılmaz bir gücü olduğunu düşünüyorum çünkü aynı anda birçok şeyi sunabilir: Hayal gücüne bir kapı açar, tarihi öğretir, yalnızlar için bir dost olur, gerçeklikten bir kaçış sağlar ve öğrenme aracı olarak hizmet eder ve daha sayısız başka roller üstlenebilir.

“İslam’da Duygular” seriniz gerçekten ilham verici. Bu seriyi başlatmaya sizi ne motive etti? Belirli bir an veya deneyim mi buna öncülük etti, yoksa fikir zamanla mı şekillendi?

Bu projenin fikri, Inside Out 2 filminin çıkışıyla ilgili dünya çapında oluşan heyecan sırasında doğdu. İlk film büyük bir ilgi görmüştü ve ikinci filme yönelik ilk tepkiler de bir o kadar olumluydu. Sosyal medya, duygusal zekâ ve çocukların duygularını ifade edip anlamalarına nasıl yardımcı olunacağına dair tartışmalarla doluydu. Bu beni düşündürdü: Allah ve Peygamberimiz (s.a.v.) duygular hakkında ne öğretiyor? Kur’an’dan ve Peygamber’in örneklerinden ilham alabilir miyiz?

Daha derinlemesine incelediğimde, geleneklerimizde duyguları anlamlı bir şekilde ele alan zengin ve çeşitli örnekler olduğunu fark ettim. Animasyon filmler eğlenceli olsa da en derin ve en etkileyici rehberliğin İslam’da bulunduğunu anladım.
Başlangıçta bu serinin daha uzun süre devam etmesini umuyordum ve inşallah bir gün bir kitaba dönüştürmeyi planlıyorum. İnşallah daha fazla araştırma ile bu konunun hem derinlikli hem de eğlenceli bir şekilde sunulma potansiyeline sahip olduğuna ikna oldum.

İnanç temelli çocuk kitapları bazı zorluklar ve sorumluluklar barındırır. Sizce bu kitapları bugünün genç okuyucuları için nasıl daha ilgi çekici ve anlamlı hale getirebiliriz? Türk edebiyatından veya diğer küresel hikâyelerden ilham alıyor musunuz?

0001940209001-1

Yazarların unutmaması gereken ilk şey, çocuk kitaplarının gerçekten bir sanat formu olduğudur. Benim için, dini içerikli resimli çocuk kitaplarının kalitesinin piyasanın en iyi kitaplarıyla eşleşmesi, hatta onları aşması kesinlikle şart. Sonuçta rekabet bu. Çocuklarımızın, yüzlerce başka seçeneğin arasında dini kitabı raftan alıp gerçekten okumak istemesi gerekiyor.

Bu, yazarların, illüstratörlerin, editörlerin ve yayıncıların kendilerini en yüksek standartlarda tutması gerektiği anlamına gelir. Çocuk edebiyatına tamamen dalmalı, bir kitabı harika yapan unsurları öğrenmeli ve bu bilgileri uygulamalılar. Ardından şu zorluk geliyor: İnanç temelli hikâyeleri özünü koruyarak taze ve büyüleyici bir şekilde sunmak, okuyucunun onları ilk kez duyuyormuş gibi hissetmesini sağlamak. Bu hiç de küçük bir görev değil, özellikle de peygamberleri veya görünmeyeni tasvir etmeme gibi kısıtlamalarımız göz önüne alındığında. Bu zorlukların üstesinden gelmek için diğer başarılı çocuk kitaplarından ilham almak çok önemli.

Türk edebiyatı ve küresel hikâyeler konusunda ise, elimden geldiğince çok okumaya çalışıyorum. Kültürel masalları ve fablları çok seviyorum. Klasik hikâyeleri modern bir bağlamda yeniden tasarlamayı veya hatta İslami bir bakış açısıyla yeniden yazmayı sıkça düşünüyorum. Geleneğimizin zamansız güzelliğini, çocuk edebiyatının gerektirdiği yaratıcılıkla birleştirmekte büyük bir potansiyel var.

0001973037001-1

Anne olmak tam zamanlı bir iş ve yazmak buna başka bir boyut katıyor. İkisini nasıl dengeliyorsunuz? Ebeveynlikteki zorlukları yazarlık fırsatlarına dönüştürdüğünüz yollar buldunuz mu?

Röportajın devamı: https://www.kitaphaber.com.tr/sozun-renginde-jenny-molendyk-divleli-k6614.html

Yorum bırakın