Selâm!

Fotoğraftaki ejderhanın merakla izlediği o kişi benim yani Şevval Baştan 🙂 Ama korkmayın alev saçmıyor, zararsız.
Ejderhalara büyük bir sempatim var. Özellikle de turuncu olanlarına. Şükür ki ejderhalardan ya da fantastik kurgulardan korkmayıp hayal kurmayı seven, yarı gerçek yarı hayal topraklarda yetiştim.
Tahsil bilgisi olarak Kocaeli Üniversitesi Türkçe Öğretmenliği bölümünden mezunum.
Lisans hayatım henüz başlamadan ortaya çıkan animasyon sinemasına olan büyük ilgim zamanla picture booklara doğru evrildi ve KitapHaber’de ebeveyn ve öğretmenlere yönelik çocuk edebiyatına dair kitap incelemeleri yapmaya başladım.
Özgün bir anlatım dili yakalama ve sinematografi ikisinin de ortak noktası olduğundan sinematik evrenler ile sanat ve edebiyat harikası picture booklar arasında köprüler kurmak zor olmuyor.
Ama tabii öğrenecek çok şey var. Bu yazılar bir eleştiri yazısından çok yarı akademik dilli yarı da okuma deneyimini zenginleştirmeye yönelik kılavuzlar ya da kitap tanıtım yazıları olarak görülebilir.
Linkten doğruca oraya uçabilirsiniz.
Ben KitapHaber’de yazılarımı yazarken harika bir şey oldu ve Genç Motto dergisindeki Acayip Bilim isimli bir köşenin yazarı oluverdim. Yaklaşık bir yıl Acayip Bilim’i yazdım.
Lazarus ve Frankenstein’dan başlayan bir yazma serüveninde bazen okyanuslara daldık, gün geldi Afrika’daki yerlilerin oklarından leyleklerle beraber kaçtık. Biraz dinlenip vakit kaybetmeden Alplere doğru zorlu bir tırmanışa geçtik fakat buz adam Ötzi’ye rastlamamızla tarihin seyrinin değişmesine bizzat şahit olacağımızı hiç tahmin etmemiştik.
Jetgiller, Süper Mario, Atom bombası, karadelikler ve nicesi… Günlerimiz böyle geçip giderken en sonunda kendimizi ISS’te bulduk.
O sıralar Axiom-3 mürettebatından Alper Gezeravcı deneylerini gerçekleştirirken bir yandan onun görevini takip ediyor, dualar ediyorduk. Eh kolay değil. O bizim uzaya giden ilk astronotumuz. Çok şükür salimen karaya vardığında masaya oturdum ve tüm o değerli süreci “İnsanlık İçin Küçük Türkiye İçin Büyük Bir Adım” isimli yazımla kaleme almak nasip oldu. Böylece Motto’daki serüvenimi de özel bir yazıyla noktalamış oldum.
Motto noktalanırken KitapHaber’e yoğunlaştım ve bundan Sözün Rengi isimli röportajlar doğdu. Sözün Rengi’nde hem Türkiye’den hem de dünyadan pek çok değerli yazar, illüstratör ve yayıncı ile temas etme fırsatı buldum. Şu an yapay zekanın içerik üretme ve yayıncılık dünyasına etkileri konuşmaktan vazgeçemediğimiz konulardan. Güzelliklere vesile olmasını diliyorum.
Şimdiye kadar tüm bu yazıları kimler okudu/okuyor, kimlere ulaştı/ulaşıyor inanın bilmiyorum. Ama bilmek isterdim. Bir şişeye mektup koyup denize bıraktığınızda burukluğu ve sevinci aynı anda yaşıyorsunuz. Birisi şişeyi bulup tıpasını açacak mı, mektubu anlayacak mı, cevap verecek mi insan merak ediyor.
Umuyorum güzel yansımaları oluyordur.
Bu yazılara dair değerli görüşleriniz, yorumlarınız ya da eleştirilerinizi mail vasıtasıyla bana iletmekten çekinmeyin. Şişeden daha iyi bir yöntem olduğu kesin ama fantastik bir konsept olarak çok manidar olabilir. Bkz. İnterbottles ya da interblogs mümkün.
Email adress: svvlbastan@gmail.com
İyi gezinmeler, bolca sevinç, ilham ve huzur diliyorum.
İnsanlık İçin Küçük, Türkiye İçin Büyük Bir Adım
Canlılığın makûs talihi: Yaşlanmak
Jetgillerin ötesinde: Kentleşmenin geleceği
Ticaretin Yeni Dönemi: Alışverişi Bir Maceraya Dönüştürmek
Biyo-Navigasyonla Yerlilerin Topraklarından Beyazların Yöresine Uçmak
Lazarus’un Dirilişinden Frankenstein’a Galvenist Denemeler
Bitkilerin İntergalaktik Trendi: Yeşil
Yukarıdaki liste Acayip Bilim köşesinin okurlarına ya da köşeyi henüz keşfetmemiş bilimseverleredir ✨🔭
