En Duygusal Çorba: Tarhana

Çorba bizim mutfak kültürümüzün olmazsa olmazı. Yemekte önce çorbalar içilir içimiz ısınır, arkasından gelecek yemekler için mide hazırlanır. Ama ne var ki bu çorbalar arasında da birisinin yeri hepimizde ayrı: Tarhana. “Çorbayla da duygusal bağ kurulur muymuş hiç! Yaşamak için yersin, geçersin.” gibi şeyler duymayayım çünkü çok üzülürüm.

“Nereden geliyor bu tarhana? ” diye sorduğumuzda çokça anlatılan bir hikaye vardır:

Rivayete göre bir gün padişah tebdil-i kıyafet ile sokağa çıkar. Rastgele bir eve girer. Ev oldukça sade ve basit bir evdir. Ev sahibi misafiri hemen içeri alır ve ortada kurulu olan sofraya davet eder. Evin hanımı sofraya çorba getirir. Çorbayı içerler ve padişah çorbaya hayran kalır. Hayran kalır tabii çünkü saray mutfağı o kadar zengin ki bir basit bir bulgur pilavının içi bile kuruyemişlerle dolu. Böylesine sade görünüp böyle iç ısıtıcı bir yemek nasıl mümkün olur? Merakla çorbanın ismini sorduğunda ise ” Beyim burası bir fakir evidir dar hane çorbasıdır bu” cevabını alır. Ev sahibinin alçakgönüllülüğü ve misafirperverliğinden ayrı bir etkilenir padişah, adama da mükafatı verir çorbanın tarifini almayı da unutmaz tabi ki. Benim merak ettiğim ise sarayda kendisine bu çorbadan acep yaptırmış mıdır? 🙂

Hazır çorbaları sevmiyorum ama sevdiğim bir hazır çorba varsa o da tarhanadır. Çünkü uzun süre saklanabilmesi, kuru formda olması (hepsi değil tabii kazan tarhanası için geçerli bu), hızlı pişmesi onu çok sağlıklı ve pratik bir hazır çorba haline getiriyor. Kadınlar pratiktir, hızlıdır. Elbette ki zaman içerisinde onca işi halledip, çoluk çocuk büyütürken ve yemek yapmak gibi bir sorumluluğu kolaylaştırmak adına bize böyle bir tarif miras bıraktılar. Hepsine teşekkürlerimi ediyorum.

Peki Tarhana Çorbası Nasıl Yapılır?

2024 yılı Ramazanına sadece bir gün kalmışken bir tarhana tarifi bloğumuza çok yakışacak 🙂 Çünkü Ramazan ayında da o içilen ilk çorba insanı çok uzaklara götürüyor. Oruçlu geçen bir günün ardından vücut halsiz düşmüşken ilk alınan yudumla ısınıveriyor. İnşallah bu tarhana tarifi de içimizi ısıtır.

Öncelikle kullandığımız tarhananın iyi olması gerekir. Eğer hala köyde yaşayan anneanne, babaanne ya da akrabalarınız varsa çok şanslısınız demektir onlar size yapıp gönderiyorlarsa çok daha şanslısınız. Çünkü içeriğinde; un, yoğurt (kimileri sırf tarhananın daha kaliteli olması için manda yoğurdu kullanır), domates, biber, soğan, maya gibi (bunlar da çok çeşitlilik gösterir yöreye göre) pek çok malzeme bulunur ve güneşin altında kurutuluyor.

Malzemeler:

-Zeytinyağı

-1 kaşık Biber salçası

Domates püresi (bence sadece yazın kullanılmalı yoksa kışın konserve domates püresi de olabilir)

-Tarhana (1 su bardağına bir çorba kaşığı)

-Soğuk su

-Tavuk suyu (opsiyonel)

-Süt (opsiyonel)

-Tuz

Hazırlanışı:

Öncelikle tenceremize tercihen zeytinyağı koyuyoruz. Sonra üzerine bir kaşık yine tercihen biber salçası. Sonrasında lezzet vermesi için ve zeytinyağıyla domatesin bir araya geldiğinde yaptıkları şovu izlemek için domates rendesi kullanıyoruz. Bu tercihe bağlı. Olmasa da olur. Yazın bana göre daha güzel ama eğer kışsa ve elinizde konserve domates püresi yoksa gerek yok derim. Her şey mevsiminde…

Bunları güzelce kavuruyoruz. Ardından üzerine bir su bardağı suya bir çorba kaşığı tarhana olacak şekilde ne kadar çorba yapacaksak o kadar tarhana koyuyoruz. Ve suyumuzu ekliyoruz. Burada dikkat edelim ki suyumuz soğuk olacak. Sıcak olursa topak topak olur, bizi uğraştırır. (eğer tavuk suyunuz varsa 1-2 bardak da tavuk suyu kullanabilirsiniz)

Tarhana güzelce açıldıktan sonra çorba kaynayana kadar hiç karıştırmasak bile olur. Kaynadıktan sonra tuzunu atıyoruz. 5- 10 dakika daha kısık ateşte kaynadıktan sonra çorbamız hazır. Tuz için bir ölçü veremeyeceğim çünkü göz kararı 😀

Gördüğünüz gibi yapımı çok basit. Ama bir detay daha vermek istiyorum. Çorbayı daha duygusal hale getirmek için tavuk suyu yerine bir bardak sütünüz varsa onu kullanabilirsiniz. Süt çorbayı yumuşacık yapacak ve rengini açacaktır. Annem sütlü tarhanayı çok sevdiği için ve o çok sevdiği için ben de sevdiğim için bu detayı eklemek istedim.

Güzel tarhanalar, afiyetli sofralar ve hayırlı Ramazanlar diliyorum.

Şevval Baştan, Mart 2024

Not: Değerli okuyucu, şöyle bir şey oldu. Normalde bu yazı, içerisinde bulunduğunuz bloğun üst kısmındaki kategorilerden “Mutfak”ın içerisinde olacaktı. Fakat ben bir türlü yazının tamamını oraya ekleyemedim. Nasıl yapılacağını da nasıl araştırmam ve öğrenmem gerektiğini de bilmiyorum. Yazı gecikmesin, taslaklarımda eskimesin diye “yazılarım” bölümüne ekliyorum şimdilik. Eğer nasıl yapılacağını biliyorsanız yorum bırakarak bana erişebilirsiniz. Umuyorum ki kısa sürede halledebilirim. O zamana kadar hoşça kalın.

Aşağıya sizin için bir şarkı bırakıyorum. Ben şu an bunları yazarken dinliyorum ve çok hoşuma gitti 🙂

Yorum bırakın